Ayşe Kulin Sözleri ve Alıntıları

Ayşe Kulin Sözleri ve Alıntıları

Sayfamızda Ayşe Kulin Kitap Alıntıları, Ayşe Kulin Sözleri, Ayşe Kulin Şiirleri, Ayşe Kulin Özlü Sözleri, Ayşe Kulin Anlamlı Sözler ve Ayşe Kulin Kısa Güzel Sözler yer almaktadır. Siz de sayfamızda Ayşe Kulin’e ait söz ve alıntı paylaşmak isterseniz, aşağıdaki yorum bölümünü kullanarak sayfamıza söz veya alıntı ekleyebilirsiniz. Aradığınız en güncel, en özgün ve en beğenilen güzel sözlere Buradan ulaşabilirsiniz.

“Hayat, Paylaştıkça Güzeldir.”

Ayşe Kulin Sözleri

Aşk aynen yazıldığı gibidir: Sesli başlar, sessiz biter…

Düşüncelerinizin sesiyle uyumak zordur… (Türkan)

Ulaşamadığın yer sana ait değildir. (Köprü)

Bir mum gibi sönmeye başladım. Anlamsızlaştı yaşam. (Füreya)

Mutsuzluğun resmini çizebilir miydin Abidin? (Hüzün)

Yalnızlığı taşımak kıskançlık duygusundan daha zordur. (Handan)

Ölümün yaşı yok Bora! Ölüm bir piyango. (Bora’nın Kitabı)

Tek ve tek başına! Her bedele değersin diye düşündüm, ey özgürlük! (Türkan)

Anneler kaç yaşında olursa olsun, kızlarını merak ederler. (Tutsak Güneş)

Huzur bulunmuyor bugünlerde. Karaborsaya düşmüş. (Kanadı Kırık Kuşlar)

Bugün kitapları yakanlar, yarın insanları da yakar. (Kanadı Kırık Kuşlar)

İyiliğin kötülüğe baskın çıkacağına dair tüm umudumu yitirdim. (Hüzün)

Bir şey oluyorsa iyidir,bir şey olmuyorsa yine iyidir. (Hüzün)

Çünkü umudumu kaybedersem,hayatı taşıyacak gücüm hiç kalmaz. (Umut)

Ben seni hiç unutmayacağım, sen beni hiç hatırlamayacaksın… (Son)

Bir kadının sana âşık olduğunu şuradan anlarsın; seni koklayarak öper. (Adı Aylin)

Bakma Avrupalıların öyle insan hakları havarisi kesilmelerine filan. Kendilerinden olmayana hiç merhametleri yoktur. (Sevdalinka)

Bir şeyleri bilerek yapmak, rastgele yapmaktan çok daha iyi netice verir. (Füreya)

İstediği kadar güçlü olsun, bir erkek tarafından korunmak, bir kadının her zaman hoşuna gider… (Ayşe Kulin)

Haydi bakalım… Madem sen söylemiyorsun, gözlerimin içine bak ki, ben söyleyeyim sana kim olduğunu! (Kördüğüm)

Bana Allah’tan başka kimse yardım edemezdi. Çünkü ne hukuk kalmıştı yaşadığım ülkede, ne özgürlük ne de vicdan! (Handan)

Biz Türkler değişimi sevmeyiz. Treni kaçırana kadar bekleriz değişmek için. (Köprü)

Bu oyunda yokum, sizin silahlarınızla savaşacak kadar alçalamıyorum. (Foto Sabah Resimleri)

Savaş insana her şeyi öğretir. Bir de barış içinde yaşamayı öğretse keşke. (Sevdalinka)

Sonumuzu bilerek yaşasak, her gün ölürdük herhalde. Oysa en ümitsiz hasta dahi küçük bir umutla yaşıyor yüreğinde. (Handan)

Hayatın gerçek kahramanları roman kahramanları kadar kolay teslim olmazlar ölüme. Olamazlar. Can tatlıdır çünkü. (Handan)

Balıklara kolaydı yaşam. Oysa dünyaya insan olarak gelmenin bedeli ne yüksek ödeniyordu! (Dönüş)

Yanlış, ayıp, günah, yasak…Bu kelimeler, sadece sözlüklere aittirler, yaşama değil. (Adı Aylin)

İnsanlar sevdikleri veya mukaddes addettikleri kimselerin kusurlarına karşı kör olur. (Veda)

Varsın sis perdesinin ardında kalsın hem güneş hem de anılarım… (Tutsak Güneş)

Ters giden bir şeyler varken, hayat yolundaymış gibi nereye kadar yaşanabilir? (Veda)

“Fırından yeni çıkmış ekmek gibidir yeni basılmış kitap,” demiştim. “İştah açıcı, mis kokulu… İnsanın yiyesi gelir.” (Gizli Anıların yolcusu)

Kimseyi kırmamak, üzmemek şartıyla, her şeyi dene. Bir gün çekip giderken, geride ne aklın kalsın ne de senin yüzünden kırılmış bir yürek. (Adı Aylin)

Uyumak! Uyumak! Uyumak sonsuza kadar! Sonsuza kadar. Beyaz bir kelebek gibi savrularak rüzgârın önünde, yedi kat göğü aşmak… Kar olmak… Beyaz ve sonsuz olmak… Sonsuzluk olmak! (Veda)

Fazla para yaramaz insana. Allah yoluna baş koydun mu, dünya nimetlerinden uzak duracaksın. Yok, madem gelmişim bu dünyaya, tadını çıkarayım diyorsan, o zaman da dindarlık taslamayacaksın. İkisi bir aradaysa, vardır bu işin bir melaneti. (Bir Gün)

Çiçekleri yolup durma, ” dedi babası, bozkırda susuz büyür çiçek ve kısadır ömrü. Kıymetini bilmek gerek. Gözlerinle sev, koparma sakın. (Güneşe Dön Yüzünü)

Bu kez din üzerinden bölünüyoruz. Türbanlı-türbansız, inançlı-inançsız, dinci-laik! Sürekli intikam peşindeyiz. Ne saçma bir gidiş bu! Ne tehlikeli ne yaman! (Türkan)

Torpilli çocuklar halkın üstün zekalı çocuklarının hakkını yemeğe devam ederlersek ilerde bir gün koca ülke, aptalların yönetiminde kalacak. (Tutsak Güneş)

Annemi ölümle bağdaştırmak kolay değildi; anneler ölmezdi benim bildiğim, büyükanneler, büyükbabalar, dedeler hatta babalar ölürdü. Anneler sonsuza kadar kalırdı. (Dönüş)

Neden yapıyordu birbirine bunca kötülüğü insanoğlu? Neden? Neden? Parçalamak, yakmak, kurşunlamak, eziyet etmek, nefret etmek… (Köprü)

Tuhaf bir varlıktı insanoğlu. Belki de en büyük gücü, başka çıkar yol olmadığını hissettiğinde, araziye uyum sağlamasıydı. (Veda)

Ne derdi dedem hep, “Başlangıçlar önemlidir. Düzgün başlayan bir iş iyi gider. Tıpkı yapılar gibidir ilişkiler de. Temeller sağlam atılmalı! (Dönüş)

Meğer ateş düştüğü yeri yakarmış! Meğer ne korkunç bir dönemden geçtiğimizi anlamak için kurşunu alnımızın ortasına yememiz lazımmış! (Hüzün)

…Peşinden koştuğu gerçek zenginliğin, dış dünyanın görkemli vitrinlerinde değil de insanların iç alemlerinde bulunduğunu öğrenecekti. (Adı Aylin)

Gönlünü ferah tutamıyorsan onlara karşı, hepsini kara çarşafa soksan da sen yine günaha girersin. Günah onların saçlarında değil, senin yüreğindedir. (Sessiz Öyküler)

Yorgunum!
Önce gerçeğimi kendime kabul ettirirken yoruldum! Sonra gizlerken… Daha sonra yüzleşirken… Kendim olmaya hakkım olduğunu anladığımda… Kendimle barışırken… Gerçeğimi başkalarına kabul ettirmeye çalışırken… Benim gibi binlerce, on binlerce insanın var olduğunu öğrenirken… Yoruldum! (Bora’nın Kitabı)

Atatürk, kendini savunmaktan aciz Türk kadınlarını savunan, koruyan kanunlar getirmişti. Atatürk, yalnızca yüzde sekizi okur yazar olan bir milletin, üç ay gibi kısa zamanda, her yaştan insanıyla okur yazar olmasını sağlamıştı. (Füreya)

Günbatımını, şafağı, mehtabı seyrettiğimde ya da yıldızlarla dolu lacivert göğe baktığımda içim sevinç doluyor. Acılarıma rağmen, yaşadığıma şükrediyorum… (Türkan)

Erkekler, kendilerinden daha akıllı kadın istemezler yanlarında. Sözlerini geçirmek için, kadınlardan üstün olmak isterler hep. Kadınları evlere kapatmak, başlarını bağlatmak filan da hep bununla ilgili, dinle imanla ilgisi yok, inan bana. Maksat kadınların üzerindeki baskıyı sürdüredurmak. (Bir Varmış, Bir Yokmuş)

Ayşe Kulin Şiirleri/Saklı Şiirler

Sen bana müjde misin umut musun sevgili
Kim demiş geçti mevsim ufukta göründü kar
Bu kaçıncı bahar sakın sorma sevgilim
Benim yorgun gönlümde aşkının telaşı var
Bu kaçıncı bahar sakın sorma sevgili
Benim olgun gönlümde aşkının telaşı var

Neler düşünür ölümün eşiğinde bir adam
Çocukluğuna mı, gençliğine mi döner gözleri
Neleri anımsar en çok
Neye dokunmak ister elleri?

Ayşe Kulin Kimdir?

 

Ayşe Kulin 26 Ağustos 1941 yılında İstanbul’da doğmuştur. Arnavutköy’deki Amerikan Kız Kolejinden mezun olmuştur. İngiltere de bulunan London School of Economics’de sosyoloji eğitimi almıştır. Cumhuriyet, Dünya ve Güneş gazetelerinde muhabirlik yapmıştır. 

Çeşitli dergilerde yazarlık ve yazı işleri müdürlüğü yapmıştır. Ayrıca halkla ilişkiler uzmanlığı yapmıştır. Televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcılığı, sanat yönetmeni ve senarist olarak çalışmıştır.

Kitapları

 

-1984 yılında ilk öykü kitabı olan Güneşe Dön Yüzünü

-1996 yılında Bir Tatlı Huzur 

-1997 yılında Adı Aylin

-1998 yılında Geniş Zamanlar

-2001 yılında Köprü

-2002 yılında Nefes Nefese

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM