Sözler Ansiklopedisi

Deniz ile İlgili Sözler

Deniz ile İlgili Sözler Kısa

Sayfa İçeriği; Deniz ile İlgili Sözler, Deniz ile İlgili Güzel Sözler, Deniz ile İlgili Şiirler, Deniz ile İlgili Sözler Tumblr, Sakin Deniz Sözleri, Deniz Sözleri Kısa, Deniz Sözleri Twitter, Deniz Sözleri Mevlana

Zaman olur bir deniz kıyısında ya da vapurda çayımızı yudumlarken mavi suların ihtişamlı ve bir o kadar güzel manzarasına şahitlik ederiz. Bulunduğumuz mekanı ve ortamı ölümsüzleştirmek adına o anın sosyal medya da paylaşmak için en güzel fotoğraflarını çekeriz. Çektiğimiz fotoğrafın altına bir şairlerden ve  yazarlardan deniz ile ilgili sözler koyarız duygularımıza tercüman olsun diye. Anlamlı Kısa Resimli Deniz Sözleri arıyorsanız doğru yerdesiniz. Sayfamızda sizlerin iç dünyasını yansıtacak en güzel deniz sözleri‘ ni bulabilir, sosyal medya hesaplarınızdan beğendiğiniz deniz ile ilgili sözler‘ i paylaşabilirsiniz. Ya da ne isterseniz onu yapabilirsiniz. İşte sizler hazır ettiğimiz Deniz ile İlgili Sözler.

DENİZ İLE İLGİLİ SÖZLER

Huzurun diğer adıdır deniz.

Denizde batan güneşleri sevin.

Deniz, özgürlük ve güven demektir.

Deniz kulaç kulaç özgürlük taşır ruhlara.

Denize sınır çekilemez. Denize kilit vurulamaz.

Deniz kıyısının nemi de olmasa daha ne isterim.

Denizin mavisinde kaybolan düşlerim var benim.

Denizlere ağlarını geren erkenci balıkçılar, size de rast gele!

Martıların sesleri ile uyanılan deniz sabahlarını özlüyorum.

Bir fotoğraf karesine sığdırılamayacak kadar engindir deniz.

Denize doymak mümkün değil, fakat denize bulanmak mümkün.

Siz hiç deniz kızı gördünüz mü? Masallar gerçek olurmuş bazen.

Sihirli bir yanı vardır denizin. Mavi derinlikler göz alır, gönül çeler.

Hayallerimi de koyup cebime bir sahil kenarında yaşlanmak istiyorum.

Sevginin ve sonsuzluğun kıyısına ulaşmak, bir sahile ulaşmak demektir.

Mavi denizin türküsünü söylemek için mevsimin yaz olması şart değil.

Hamsi balığının tadını başka hiçbir balıkta bulamadım. Bulan varsa habersin.

Lirik şiirler diziliyor önümde, denizin her dalgası bir mısrayı taşıyor kalbime.

Mavi mavi mavi, işte benim rengim. Deniz deniz deniz, işte benim sevdam.

Şiirlerin baş rolünde dillerden düşmeyen denizin kıyısında gel de şair olma.

Akdeniz’in berrak mavilerine kavuşmanın mutluluğunu hiçbir şeye değişilmez.

Hayat, deniz köpükleri kadar coşkun ve beyaz olsa keşke, ama değil maalesef.

Tuzlu su ile yanan tenimle, kendimi bir balık kadar bu denize ait hissediyorum.

Bütün sene dört duvar arasında çalıştıktan sonra bu deniz manzarasını hak ettik.

Her yerde huzur bulabilir insan, fakat denizin verdiği sakinliği her yerde bulamazsın.

Mavi mavi masmavi, gözleri boncuk mavi. Deniz gözlü sevdiğim herkesten kıymetli.

Deniz çarşaf gibi serilmiş, günbatımı vakitleri bir ışık oyunudur başlar maviliğin üstünde.

Marmara Denizi’nin adalarla dolu ufuklarına dalarak batan güneşlerin kıymetini bilelim.

Okyanus sahillerinden küçük iç deniz kıyılarına kadar dalga dalga gezebilsem keşke.

Dünyamızı maviye boyayan gökyüzü ve deniz birer kardeş gibi nasıl güzel anlaşıyorlar.

Karadeniz deyince akla hep hırçın dalgalar gelir, ama ben süt liman bir sahil buldum sanki.

Sahillerde dizili şemsiyeler, güneşin altında uzanmış insanlar. İşte hayatın stresine en güzel ilaç.

Tekneler yanaşır, tekneler açılır maviliklere. Yelkenlerinde rüzgâr hayallerimi taşır uzaklara.

Gökyüzü ile yeryüzünün aynı renge boyandığı bir deniz manzarası için gidilmeyecek yol yoktur.

Kimi zaman sorarsın deniz nedir, diye. İki kulaç atıp keşfettiğini sandığın uçsuz bir sırdır deniz.

Karadeniz, hırçın ve güzelsin. Sahillerinde serin suların ve sert yamaçların beni kendine çekiyorlar.

Denizlerde insan karanın engellerini ve sınırlarını unutuyor. İşte en güzel unutma diye buna derim.

Güneşin denizin üzerinde batışının verdiği o mavi kızıl alev, nasıl güzel nasıl özel bir görüntüdür!

Saatlerce durup denizin sesini dinleyebilirim. Lüzumsuz insanları dinlemekten çok daha mantıklı bence.

Hadi bir delilik yapalım ve aklımıza esen ilk sahile kaçalım. Çünkü ancak deniz aklımızı başımıza getirebilir.

Kapıları açtığında balkonundan denizi görebileceğin bir yerde yaşamak nasıl bir ayrıcalık şimdi anladım.

Günleri günlere ekleyerek geçen haftalardan sonra denize kavuştum. Şimdi mavi sularda kaybolma vakti.

Yunus balıkları, gemilerin, teknelerin yoldaşları. O gülümser gibi bakan yüzleri ile nasıl da dost canlısı bu balıklar.

Bazen yeşile çalar rengi, bazen alabildiğine mavi, bazen koyu bir kahverengi olur deniz. Ben onun her rengine tutkunum.

Yaz aşkları çabuk başlar ve çabuk biter. Bunu herkes az çok bilir. Ama bendeki deniz aşkı hiç bitmez. Bunu da herkes bilir.

Kendime bir koy buldum mu benden mutlusu yoktur. Bir gün değil, bir yıl verseler yine denizlerin koylarını gezmeye doyamam.

Denizcilerin her sahilde bir aşkı olur derler. Bu söz ne kadar doğru bilemem ama, her sahilin ayrı bir aşk olduğuna imzamı atabilirim.

Keşke bir denizci olsaydım. İşim gücüm deniz olsaydı da dalgaların içinde geçseydi yıllarım. Belki o zaman o tazelikle hiç yaşlanmazdım.

Deniz dizginlenemez ya da şekillendirilemez. Çünkü deniz özgürlüğüne ortak kabul etmez. Denizin dilinden anlamazsanız siz kendini açmaz.

Kimse bilmez içimdeki deniz hasretini. Uzun ve uzak dağ başı gecelerinde denizin kokusunu duyabileceğim günleri düşünerek avunduğumu.

Denizin ufkunda dağılan düşüncelerimi rüzgâra teslim ettim. Sırlarımı o rüzgâra fısıldadım. Deniz bana herkesten dost, herkesten sırdaş göründü.

Niyetlerimi bir kâğıda yazıp onu bir şişeye sakladığım günler de oldu. Sonra o niyetleri bir sahilden diğer sahile uğurladığım. Deniz bütün dileklerin yuvası.

Kalbim Ege’de kaldı diye bir şarkı var ya hani, tam da öyle bir haldeyim işte. Kalbimle birlikte aklımı da bıraktım üstelik. İşlere nasıl kafa vereceğiz bakalım?

Hayat size dar geliyorsa kendinizi bir sahil kenarına atın. Enginliği ve sonsuzluğu denizden daha güzel hissettirebilecek çok az şey vardır bu dünyada.

Denizde bir yunus sürüsüne denk gelmek kadar hoş ne olabilir. Onlar kadar derinlerde yüzemesek de onların bize o derinliklerden ses vermesi ile avunursunuz.

Gelecek planlarımı yaparken deniz kıyısı bir kasaba ile başlıyorum işe. Şehir hayatının dört yandan insanın hayatını emen temposundan denizin enginliğine kaçacağım.

Balıkçı teknelerine kuyruklarını kıpırdatan balık sürüleri doldurulur. Sonra kasa kasa tezgahlara gelir. İşte denizin bize armağanı.

Martılar vapurlara, gemilere eşlik eder. Onlara atılan simit parçalarıyla başlar kalabalık ötüşler. Martılar her deniz fotoğrafının vazgeçilmezidir.

Denizler sadece romantizm merkezleri değil, aynı zamanda rehabilite merkezleri olarak da kullanıldıklarında bu insanlık biraz olsun iyileşebilir belki.

Deniz sörfü, bazen dalgalara meydan okumayı, bazen dalgalarla dans etmeyi gerektirir. İkisinden hangisini sizin bekleyeceğini ise sadece deniz belirler, siz sadece ona uyarsınız.

Gece yakamozlara dalarak bir kıyıdan gelen müzik sesi eşliğinde bir sahil kenarında geçen gecelere selam olsun. Bu geceleri güzelleştiren dostlara da sevgilerimiz kanatlanıp uçsun.

Gemilerin düdükleri öter ve son yolcularını çağırır. Bu sesi duyanlar adımlarını hızlandırarak koşarlar iskeleye. O tatlı telaşı deminin bir kamarasından izlemenin verdiği mutluluk tarifsizdir.

Akdeniz medeniyeti diye bir şey var, işte o medeniyetin ruhu bu maviliklerdir. O medeniyet bize özgürlüğü, ılımlılığı ve sonsuzluğu öğretir. Bu medeniyetin çocuğu olmaktan gurur duyuyorum.

Deniz, kum ve güneş sadece tatil demek değildir. Ruhumun kendini bulması, her türlü stresten uzaklaşma ve tazelenmedir her sahil. Sahiller bekleyin beni, geliyorum. Tazelenmeye ve dinginleşmeye geliyorum.

Benim ülkem üç tarafı denizlerle çevrili olduğu halde ömründe bir kere bile deniz görmemiş milyonlarca insanla dolu bir memlekettir. Bu coğrafyanın insanları aynı anda hem çok şanslı hem de çok şansız olabiliyor.

Irmaklar denizlere akar, dağlardan dolana dolana süren akışın asıl amacı denize ulaşmaktır. Kalp denizi de buna benzer. İnsanlar ise bir ömür, kendi içinde kıvrıla kıvrıla kalbindeki denizlere ulaşabilmenin mücadelesini verir.

Sıcak ya da soğuk, deniz her mevsim çağırır beni. Dalgaların sesini dinlemek için bazen kar altında vururum kendimi sahile, bazen kavurucu güneş altında. Çünkü denizin kendi mevsimi vardır. Ve ruhum beni hep o mevsime davet eder.

Deniz kıyısında gitar çalan, ateş yakıp etrafında dans eden gençler! Size sesleniyorum. Hayatın keyfini çıkarın, gelecekte bu kadar özgür olmayacaksınız. İş güç derken sorumluluklarınız artacak ve deniz sizi çağırsa da siz onun çağrısına şimdiki gibi koşamayacaksınız.

Balıkçıların yağmurluklarını giyerek daha gün doğmadan çıktıkları seferlerde arkalarından rast gele diye seslenirsiniz. Çünkü ne kadar avlanırsanız avlanın, denizde balığa rast gelmek bir nasip işidir. Bunu bütün balıkçılar bilir. Bu yüzden her balık avı dualarla ve güzel dileklerle başlar.

Denizin keşfedilmeyen derinliklerinde yaşayan koca dünyayı düşünüyorum. Karada süren yaşamdan bambaşka bir su hayatı var dünyada. Denizaltı büyülü bir âlem. Bizim gördüğümüz ise sadece kıyılar ve yüzey. Oysa derinlerde henüz adını bile koymadığımız ne canlılar yaşıyor. Hayatın bu çeşitliliğini gördükçe denizleri daha bir seviyorum.

İnsanın içini kıpır kıpır eden bir sestir dalgaların sesleri. Ama dalgaların bile sesi çeşit çeşittir. Kayalara çarpan dalgalar başka bir tonda konuşur, sıcak kumlara erişen dalgalar başka bir tonda. Açık denizlerde başka bir ses verir dalgalar, kuytu koylarda ve limanlarda başka bir dinginliktedir. Ben dalgaların sesinin her tonuna âşığım.

Şimdi gözlerimizi kapatıyoruz ve bir deniz kenarında olduğumuzu hayal ediyoruz. Evet, şu an upuzun bir sahildeyiz. Güneşin altında ılık bir rüzgâr var. Bu rüzgârı içimize çekip, iyot kokusunu ciğerlerimizde hissetmeye çalışıyoruz. Yavaş yavaş rahatladığımızı hissediyoruz. Evet şimdi gözlerimizi açıyoruz ve bitmeyen bir trafiğin içinde olduğumuz gerçeğiyle bir kere daha karşılaşıyoruz. Ama bu artık bizi biraz daha az sinir ediyor.

DENİZLERİN KİRLİLİĞİ, TEMİZLİĞİ VE KORUNMASI İLE İLGİLİ SÖZLER

Denizleri kirletenleri affetmiyorum!

Denizlerin kirletilmesi, dünyamızın sonunu getiren şey olacak.

Deniz elimize geçen her şeyi savurup atacağımız bir çöplük değildir.

Denizlerde balıklar plastik atıkları yiyerek can veriyor, farkında mıyız?

Marmara Denizi’ndeki salya görüntülerini izleyerek ağladığım bir akşam daha.

Denizlerdeki kirliliğin önüne geçmek için adım atmak için daha neyi bekliyoruz?

Avlanması yasak olan deniz hayvanlarını avlayanlara sesleniyorum: Yapmayın, yeter artık

Denizden babam çıksa yerim diye diye sonunda denizlerde yenecek bir şey bırakmayacağız.

Balık sezonu dışında yapılan balıkçılık faaliyetleri yüzünden daha kaç balık türünün kökünü kurutacağız!

Denizlerin temizlenmesi için daha kaç canlının bizim çöplerimiz yüzünden karaya vurması gerek!

Sahillerdeki çöp yığınlarını gördükçe içim acıyor. Kanunlar denizi korumadıkça insanı koruyamaz. Şunu bir anlasak artık.

Deniz kokusu yerine sahillerde, limanlarda çöp kokusu solumak zorunda kalmayacağımız bir gelecek istiyorum.

Okyanuslarda bir kıta oluşturacak kadar atık ve çöp toplandığını biliyor muydunuz? Dünyamızın kıymetini hiç ama hiç bilmiyoruz.

Marmara denizinin salyalarla kapanan yüzeyini görmeye içim dayanmadığı için sahillere gidemiyorum. İnsan, doğaya neden bu kadar düşman ki?

Denizlerde yaşayan canlıların bizim dünyamıza hiçbir zararı yok. Ama karalarda yaşayan biz insanların denizlerde yaşayanlara huzur verdiğimiz de yok. Burada adalet nerede şimdi?

Denizlerin yüzeyi kıyı şehirlerinde ekseriyetle izmarit ve pet şişe doludur. Bunu yapanlara hapis cezasına kadar varan cezalar verilmedikçe manzaranın değişeceğini sanmıyorum.

Denizlerin doldurulup üzerine inşa edilen her şey, gelecekteki bir felaketin hazırlayıcısı oluyor. Unutulmamalıdır ki deniz kendisinden alınan her şeyi geri kazanabilecek kadar güçlüdür.

Denizlerde çıkan petrol vb. değerli kaynakları kullanıma sokarken deniz sağlığına da azami derecede dikkat edilmelidir. Aksi halde o kaynaklarla birlikte denizleri de tüketmiş oluruz.

Sahil güvenlik ile ele denizlerde insanların can güvenliği kadar denizin de temizliği ve güvenliği ile ilgili çalışmalar yürütülmelidir. İnsanoğlu, denizi korumayı öğrenmedikçe sahiller kadar uzak okyanuslar da birer çöplüğe dönüşmeye devam edecek. Böyle giderse kimbilir daha kaç çeşit deniz canlısının soyu tükenecek.

Yorum Ekle

BİZİ TAKİP EDİN!

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin!