Duygusal Ayrılık Sözleri

Duygusal Ayrılık Sözleri

Sayfamızda Duygusal Ayrılık Sözleri, Hüzünlü Ayrılık Sözleri, En İçten Ayrılık Sözleri, Ayrılık Sözleri Damar, Ayrılık Sözleri Resimli, Ayrılık Sözleri Tumblr, Ayrılık Sözleri Anlamlı, Ayrılık Sözleri Kapak, Sevgiliye Ayrılık Mesajları ve Ayrılık Sözleri İnstagram yer almaktadır.

Güzel sözler sitemizde bu sayfamızda “Duygusal Ayrılık Sözleri” bir araya topladık. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesaplarınızda yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize iletebilirsiniz.

Duygusal Ayrılık Sözleri

 

Aksin suya değil, anılarıma vuruyor…

İçimden bir ses diyor ki dayan, az kaldı.

Senden ayrı geçen günlerde bütün renkler gri.

Bir yudum vuslat için nelerimi vermezdim ki…

Hangi hayale ağladıysam oradan sınandım….

Kim derdi ki kalbimden silinecek adın, hayat işte.

Sen yokken hep bir yanım eksik, hani o sol yanım.

Bazen bir cümlenin uğruna yıllarını koyarsın köşeye…

Ömür yokuşlarda sensiz ve soluksuz kalarak geçiyor.

Ayrı kalmak kader değil, ayrılığı kabul etmek kaderdir.

Şimdi bir imkansızın şarkısı olduk seninle öyle mi?

Bir kalbin atışında kaybolmaktı önü sonu bu hikâyenin…

 

Duygusal Ayrılık Sözleri

Zamanı geri sarabilseydim, seni yanımdan hiç ayırmazdım.

Her bir anıyı bin kere hatırlasan da ayrılığın acısı dinmiyor.

Hayat işte, hep merhale merhale, bir ayrılık bir kavuşma.

Gündüzleri tüketiyorum sensiz, gel gör geceler tükenmiyor.

Bazen içini kanatan ayrılıkları kabul etmek zorunda kalırsın.

Gece, hayalinle baş başa kalır dertleşiriz de kimseler duymaz.

Bir damla ışık, bir damla ses lazım bana, gözlerinden, sözlerinden.

Demirin eridiğini gördün mü hiç? Ayrılığınla ben öyle eridim işte.

Belki bir gün sana eser bütün rüzgârlar, bütün yollar sana varır…

Bu gece kendime söz verdim, adını sayıklamadan uyuyacağım.

Aşkı büyüten özlemdir, kavuşmanın güzelliğini verense ayrılık.

Benden sonra kime ne kadar canım diyorsan o kadar canın yansın…

Candın canımdın candandın, her şeyimdin. Ama sen gitmeyi seçtin…

Yollar değil bizi ayıran, sözler. Kalbim senden uzakta sözlerine ağlıyor.

Sesleri, elleri ve gözleri arkada bırakıp bana gelemediğin için ayrıldık.

Seninle anılarımızı hatırlamak acıtıyor canımı, gece gündüz kanıyorum.

Dağların arkasında yolunu gözleyen biri var. Ferhat ile Şirin olalım mı?

Gel desen gelemem, gel desem gelemezsin. Ayrılık kaderimiz biliyorum.

Her aşkın sonunda gözyaşı vardır… Akar damla damla sel olur gider…!

Aynı gökyüzüne bakmak yetmiyor canım, aynı evin çatısı altında olmalıyız.

Şimdi değil, yarın değil, çağlarca seveceğim sanıyor insan. Yanılıyor insan.

Sen uzaklarda bir dumanlı dağsın, merak ve ürpertiyle seyrine daldığım.

Şimdi gözlerini kapat. İşte karşındayım. Ayrılığı bitirmek işte bu kadar kolay.

İki insan ayrılıkla kaç kere sınanır, kaç kere yanar? Biz saymayı bıraktık.

Ayrılık, aşkın yakasından düşmeyen düşmanıymış. Ben o düşmana yenildim.

Aklımın bu gel-gitlerinden sorumlu olduğunu bilmezsin, ama hissedebilirsin.

Bu gece ben bir pervaneyim, sana kanatlandım, sana ulaşamayacağımı bile bile.

Ben seni bir damla sudan kıskanırken; meğer sen ne yağmurlarda ıslanmışsın.

Şeker istemem, şerbet istemem, bir tek sen gel, bir tek senin elini tutayım yeniden.

Ümidi yelken yapmışlar, seni bana getirecek rüzgâr esmedikten sonra neye yarar?

Ayrıldığımız gün rüzgâr esiyordu, rüzgâr fırtına oldu, fırtına boraya döndü, sen dönmedin.

Bir zamanlar beraberken kıymetini bilmedik, ayrıyken bunu anlamanın ne kıymeti var?

Ayrılık şarkısı söylemekmiş kaderimiz, ama bir gün elbet kavuşmanın da şarkısını söyleriz.

Elini kolunu bağlar kimi insan, kimi de gözünü, kalbini. Ben hepsini sana mühürledim.

Bazı yollar dönüşü hayal edilerek gidilir, ben senden, sana dönmeyi hayal ederek gittim.

Derinlerde birlikte yüzeceğimiz günleri hayal ederken şimdi başka sahilleri adımlar olduk.

Gidene mi daha zor ayrılık, kalana mı? Ben geride kaldım da yandım, sen gittin de yandın.

Gidişinin ardından çok fena yağmur yağdı. Fakat gökyüzü bana mı ağladı, sana mı tükürdü anlamadım.

Hayat yaşamaya değer olsaydı doğarken ağlamazdık. Ve yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık.

Bazıları kin duymadan edemez, bazıları affetmeden. Ben seni affettim, artık dönsen de fark etmez.

Ben senin neyine bağlandım bu kadar? Bana bakmayan gözlerine mi; yoksa beni sevmeyen yüreğine mi?

Sebebini bilmiyorum, ama bu ayrılığın bir gün biteceğine inanıyorum. Ne kadar imkânsız görünse de…

Ve hep böyle olmuştur ezelden beri, ayrılık vakti gelip çatıncaya kadar, sevgi kendi derinliklerini bilmez.

Her şeyi bir kenara bırakıp onun gözlerine dalayım diyordum, ellerimden kayıp gideceğini bilmeden…

Elimden gelse anılarımı sileceğim, ama seninle geçen tek bir saniyeyi bile unutmuyor benliğim…

Uzatma da söyle ateş mi bize bu ayrılık yoksa su mu? Yanacak mıyız bu hasretle, yoksa yıkanıp durulacak mıyız?

Bir kavuşma, bir ayrılık demektir. Bir ayrılık ise bir ölüm. Öyleyse ölüm, kavuşmak demektir. (Merhamet Et Bana, Cemil Korkmaz)

Şehrin terminalinde senden ayrıldığımdan beri o terminale düşmanım. Bir tek gün olsun kavuşsak, bir kere sarılsak yetecek belki.

Yokluğuna alışırım sandım, her geçen gün acım biraz daha hafifler sandım, ama sensizliğin açtığı yara kabuk bağlamıyor.

Durdum, dinledim, sustum, bekledim. Bilmedin, duymadın, konuşmadın, gelmedin! Bu kavuşamayışlarımız ne olacak?

Gelme çocuk! Benim denizimde yüzemezsin sen, kolların kısa kalır dalgalarıma, ölürsün çocuk! Bulaşma yalnızlığıma…

Diyelim ki sen yoksun, hiç olmamışsın hayatımda ve hiç de olmayacaksın. Ne çıkar, diyemiyorum.

Bazen öyle konuşacaksın ki, karşındaki cevap veremeyecek. Bazen de öyle bir susacaksın ki karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek.

Gerçek zamanla yüreğin zamanı nasıl karışıyor böyle… Öyle zamanlar bağışladın ki, ölüm de ayrılık da yitirdi hükmünü. Günaydın büyük güzellik. Acı sonsuzluk merhaba… (Bağbozumu Şarkıları, Şükrü Erbaş)

Niçin ille de intikam ateşiyle içimiz alev alev, birbirimize dişlerimizi gıcırdatarak, lanet okuyarak ayrılalım? Birbirimizin boynuna sarılmaya gerek yok elbet, ama birbirimize saygı duyarak da ayrılabiliriz, öyle değil mi? (Delikanlı, Dostoyevski)

Gittikçe çoğalıyor, artıyor bu doğasal ayrılık. Uygarlık yolunda bundan böyle insanlar,
Yollarına döşendikçe bu düzlük ve kısalık. Sanırım ölümde bile birbirleriyle buluşmayacaklar. (Yalnızlık Paylaşılmaz-Özdemir Asaf)

Mektepte bize şiir ezberletmişlerdi. İnsan, yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış. Bunu yazan şair ne kadar haklıymış. (Reşat Nuri Güntekin)

Güzel Sözler  

Popüler Sözler     
Trend Sözler

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM