Hitopadeşa Sözleri ve Alıntıları

Hitopadeşa Sözleri ve Alıntıları

Bu sayfamızda; Hitopadesha Sözleri, Hitopadesha Alıntıları, Hitopadeşa Sözleri, Hitopadeşa Özlü Sözleri, Uzakdoğu Sözleri ve Özlü Sözler yer almaktadır. Sizde Hitopadeşa hakkında sözler veya alıntılar paylaşmak isterseniz, aşağıda bulunan yorum kısmından sözleri veya alıntıları paylaşabilirsiniz. Aradığınız diğer sözlere Buradan ulaşabilirsiniz.

“Hayat paylaştıkça güzeldir.”

Hitopadeşa Sözleri ve Alıntıları

Bir ağaç, gölgesini onu kesenden esirgemez.

Su çok ısınsa bile sonunda ateşi söndürür.

Neden başkasının pastasına malzeme olayım ki? Ey zalim kader!

Çok şey saklayıp biriktiriyorsun, bu kötü halin nedeni budur.

Ey kutlu Yeryüzü, sözünde durmayan, iyilere kötü davranan, saf ve temiz insanlara alçaklık edenleri nasıl taşırsın üstünde bilmem ki?

Bu dünyada zengin kişi her zaman ve her yerde güçlüdür; kralların bile olağanüstü güçleri zenginliklerindendir.

İşler boş dileklerle yerine gelmez, çalışmakla olur; aslan uyuduğu sürece boğazından geyik geçmez.

Kimse kimsenin durduk yere dostu veya düşmanı değildir. Dostluğu veya düşmanlığı belirleyen davranıştır.

Bağlılık kaçınılmaz olarak ayrılığa işaret eder, tıpkı doğumun kaçınılmaz olan ölümü işaret ettiği gibi.

Yemek, uyku, korku ve cinsel zevkler insanlarla hayvanların ortaklaşa sahip oldukları şeylerdir. İnsanların hayvanlardan farkı, görev sorumluğu duymalarıdır; bundan yoksun olunca insan hayvandan farksızdır.

Bilgi uygulamaya geçirilmedikçe insanlar sersem olarak kalmayı sürdürürler.

Kesin olanı bırakıp belirsizin peşine düşen, kesin olanı kaybeder ve tabii belirsiz olanı da kaybeder.

İnsanın yolculuğu ana rahmine düştüğü gece başlar ve o geceden itibaren her gün ölüme yaklaşarak sürdürür bu yolculuğu.

Cahil bir adam kolayca memnun edilebilir; çok bilgili bir kimse daha da kolay memnun edilir, ama azıcık bilgisiyle şişinen birini tanrı bile memnun edemez.

İşler ters gittiğinde kişi kaderine söver; ancak bunun kendi işlerinden olduğunu bilmemek budalalıktır.

Bu dünyada tatlı sözler, sahte iltifatlar ve umutlarla güven kazanıp zavallı kişileri kandırmaktan ne anlarsınız bilmem ki?

Başkasının karısını anne gibi gören, Başkasının zenginliğini dünyanın çamuru gibi gören ve tüm canlıları kendisi gibi gören kişi gerçek bir bilgedir.

Bir kimse, şu beş şeyin kalmadığı bir ülkede kalmamalıdır: Geçim araçları, otorite korkusu, utanma duygusu, nezaket ve hoşgörü.

İnsan insanın hizmetçisi değildir, insan sadece paranın hizmetçisidir.

Kuşkusuz kötünün sözlerini duyunca iyinin aklı karışır ve bu sözlere güven duyup peşinden giderse yok olur...

Bilgi gasp edilemez, ona paha biçilemez, o yok edilemez; bunu için ermişler onun herşeyden üstün olduğunu söylerler.

Bir kimse düşünmeden hareket etmemelidir; düşüncesizlik felaketlerin bir numaralı kaynağıdır.

Bu dünyada iyilik isteyen bir kimse şu altı kusurdan sakınmalıdır: Uyuşukluk, tembellik, korkaklık, öfke, aylaklık ve işi ağırdan alma.

Şans, insanlar içinde aslan gibi olan, gayretli kişiye güler. ‘Kaderde varsa’ diyen kişi aklı zayıf kişidir; kaderciliği bir yana atarak kişi kendisini gayrete getirmelidir; çabaları başarıyla sonuçlanmazsa suçu başka yerde aramalıdır.

Bir kimsenin payına mutluluk da düşer keder de. Mutluluk ve keder bir tekerlek gibi birbirini izleyerek dönerler.

Ey dost! Düzeysiz kişilerin toplumunda bulunmak insanın aklını köreltir; kişi eşit akıllılar arasında bulunursa aklı aynı kalır; kendisinden üstün akıllıların arasında bulunursa zekâsı artar.

Hata yapma korkusu yüzünden bir işe kalkışmamak korkaklara özgü bir davranıştır; hazımsızlık yüzünden yemek yememek mi gerekir?

Bir kimse belada dostunu, savaşta savaşçıyı, borç durumunda dürüst adamı, talihi döndüğünde karısını, zorluklarla karşılaştığında akrabalarını arar.

Akıllı kişiler zamanlarını şiir ya da hayat dersi veren kitapları okumaktan zevk alarak geçirirler. Aptallar ise zararlı işlerle, uyuyarak ve boğuşmakla zaman öldürürler.

Bir kimsenin yaşayacağı varsa, okyanusa da düşse, dağdan da yuvarlansa yahut zehirli kobra tarafından da ısırılsa, o yaşar. Eğer vakti gelmediyse, yüzlerce ok vücuduna saplansa, gene ölmez; ama eğer vakti geldiyse, bir kuşa otunun batması bile ölmesine yeter.

Derler ki, şu beş şey, kişinin yaşamının süresi, yapacağı işler, edinebileceği servet, ulaşabileceği bilgi derecesi, öleceği an, daha kişi anasının karnındayken belirlenir.

Kurban sunma, kutsal kitap ezberleme, hayır işleme, çile doldurma, doğruluk, sabır, affedicilik ve açgözlülüğe kapılmama; bunlar Smritilerde yazan sekiz katlı din yoludur. Bunlardan ilk dördü gösteriş içeren uygulamalardır; ikinci dördü ise sadece yüce gönüllü kişilerde olur.

Kasırga yumuşak olan ve uysalca boyun eğen otlara bir şey yapmaz ama azametli ağaçları kökünden söker.

Oğulsuz ev boştur, iyi bir dostu olmayanın da öyledir. Budala için dört bir taraf boştur, yoksul için ise her şey boştur. Ve yine, Zenginin zedelenmemiş uzuvları aynıdır, adı aynıdır, zarar görmemiş aklı aynıdır, sözcükleri aynıdır; adam aynı adamdır, ama ne zaman paranın sıcaklığından yoksun olur o saat çok farklı bir insan olur; ne acayip bir şey!

Doğru çözüm yollarını kullanmayı bilen kimse, tıpkı bir akıntının çimleri ve ağaçları sürüklemesi gibi, büyük küçük her şeyi kökünden söküp çıkartır.

Evinize gelen bir düşmana bile misafirperverce davranmak gerekir. Bir ağaç, gölgesini onu kesenden esirgemez. Ve eğer ortada sunulacak bir zenginlik yoksa o zaman bir konuk nazik sözlerle onurlandırılmalıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM