İlber Ortaylı Sözleri

İlber Ortaylı Sözleri

Bu sayfada İlber Ortaylı Sözleri, İlber Ortaylı Özlü Sözleri, İlber Ortaylı Kitap Sözleri, İlber Ortaylı Okumak ile İlgili Sözleri, İlber Ortaylı Eğitim ile İlgili Sözleri ve İlber Ortaylı Güzel Sözler yer almaktadır. Siz de sayfamızda İlber Ortaylı’ya ait Sözler paylaşmak isterseniz, aşağıdaki yorum bölümünü kullanarak sayfamıza söz ekleyebilirsiniz. Aradığınız en güncel, en özgün ve en beğenilen güzel sözlere Buradan ulaşabilirsiniz.

“Hayat, Paylaştıkça Güzeldir.”

İlber Ortaylı Sözleri

 

Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir.

Farklı insanlar arayıp bulun, dünyanız değişsin.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bir aydın olduğu hakikattir.

Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.

Balkanlarda bugün bile birisi Müslüman olsa, ona ”Türk” oldu derler.

Semerkand’ı, Floransa’yı, Buhara’yı, Roma’yı ve Kudüs’ü görmeden ölmeyin.

Hayatta en önemli şeylerden biri de insanın kendisi için en doğru kararı alabilmesidir.

İnsan, öncelikle ömrünün hangi döneminde ne yapması gerektiğini çok iyi bilmelidir.

Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. “Herkes kendi talihinin mimarıdır.”

Bunca yıldan, bunca tavsiyeden çıkardığım kanaat şudur: Özel hayatınızla ilgili kimseyi dinlemeyeceksiniz!

Edebiyatta ilham bir yere kadardır, orijinalliğe az rastlanır. Birçok yazar birbirinden aşırmıştır ama Rus edebiyatını yücelten orijinalliğidir.

İyi bir yaşam için, sigara içiyorsanız bırakın, içki içiyorsanız çok azaltın. Yağlı yemeklerden tümden vazgeçin. Bir de muhakkak okuyun…

Senin kim olduğun, nasıl biri olduğun, kendini nasıl yetiştirdiğin çok daha mühimdir. İlgin, bilgin dikkat çekerse, kimse seni dışlamaz; çeşitli gruplara girersin.

“Her nefis ölümü tadacaktır.” (Ankebût, 57) ayetini bankalara ve makam koltuklarına yazmalı. Tabutlara ve mezarlıklara değil.

Hayat, derbederlik ve tembellik için çok uzun; fakat hırsla, yağma ve haydutluk yapmaya değmeyecek kadar kısadır…

Sokaklarda yürümeden, çarşısına karışmadan bir şehri anlamak mümkün değildir. Öyle “Taksiden indim, otele gittim,” yok; yürüyeceksiniz.

Ekmeğin zor elde edileceğinin farkında olmak lazım. Bakın söylüyorum, çocuğunuzu gelecekteki zorluklara göre yetiştirin. Bu kadar basit…

Aslında Trablusgarb, bizimkiler için bir sürgün yerini de barındırıyordu: Fizan…Dilimize bir deyim olarak da yerleşen Fizan, buradadır.

Sizden farklı düşünen insanların savlarını da dinleyin. Yalnız dikkat edin, cümlenin içerisinde “düşünen” ibaresi var. Bu ayrımı iyi yapın.

Azerbaycan Türkçesini neden severiz? Çünkü bizim dilimizin gençliğidir. Herkes gençliğini

25 yaşlarına kadar öğrendikleriniz esastır. O yaşlara dek ne okuduysanız ne dinlediyseniz ne gördüyseniz, geri kalan hayatınızda temel olarak onları kullanacaksınız.

Şimdiki çocukların mesela Türkçeleri yok; Fransızcaları, İngilizceleri de yok. Peki neleri var? Boş bir şımarıklıkları var, kendilerini disipline etme gereği duymamaları var.

Bazen insan nasıl bir iş başardığının farkında olmaz. Keza o gün Alparslan’a sorsanız on sene sonra Türklerin Sivas’a, iki yüz sene sonra da Balkanlara açılacağına inanmazdı.

Bizde kimse yerinden kıpırdamaz. Halbuki değişmeyi, değiştirmeyi bileceksin. Konforundan vazgeçmeyi göze alacaksın. Kendi dünyanı yerinden kendin oynatacaksın. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır.

En önemli pişmanlığım yanlış yerlerde bulunmak, eğitimim için yeterince isabetli tercihler yapmamaktı. Şimdiki aklım olsa ABD’de tahsil için vakit geçirmezdim; gidip Ortadoğu’da okurdum. Bugünkü gençlere de öneriyorum.

En çok öğretmene dikkat etmeniz lazım. Bizde model hep öğretmenlerdir, anlattıklarıyla bir dünya kurarlar. Öğretmen iyiyse, toplumunu kurtarır.

Atatürk’ün baba ve anne tarafından dedeleri birkaç kuşak öncesine kadar bellidir ve isim isim bilinir. Aslen bir Türk köyü olan bugünkü Makedonya’nın Kocacık köyündendir.

Merakınız olacak, gidişata bakacaksınız, olaylara müdahil olmaya çalışacaksınız. İçine girmeseniz bile ne olup bittiğini bilmeniz gerekir. Dünyayı takip edeceksiniz ama öyle sadece üç beş gazete kitap okuyarak değil; tutkuyla, hakkını vererek…

Kimsenin sizi bulmasını beklemeyin; nitelikli insanları siz arayın! Ben insanları arar bulurum. İyi hocalardan eğitim almak için bizzat çok uğraşmışımdır. Neticede kimse gelip beni keşfetmedi. Kimsenin gelecek hali de yoktu.

Biliyor musun, insan en güzel trende düşünür. Bir konu kafanı kurcalıyorsa; yazmak, anlatmak istediğin şeyleri kafanda sıralamak istiyorsan, hatta yeniden kurmak istiyorsan, bir tren yolculuğuna çıkmalısın… İyisi mi, al sen o bileti…

Evliya Çelebi, “Seyahatnamesinde; Bosna halkının nitelik ve güzelliklerini anlata anlata bitiremez. Bosna’nın doğası kadar insanlarının boyu bosu, yüz güzellikleri de dünyayı gezen seyyahı büyülemiştir.

Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM