Muzaffer Ozak Sözleri

Muzaffer Ozak Sözleri

Sayfamızda Muzaffer Ozak Sözleri, Hacı Muzaffer Ozak Nasihatleri, Sahafçılar Şeyhi Muzaffer Ozak Duaları, Cerrahi Sözleri ve Muzaffer Ozak Özlü Sözler  yer almaktadır. Sizde sayfamızda Muzaffer Ozak Efendiye ait sözler paylaşmak isterseniz, aşağıdaki yorum bölümünü kullanarak sayfamıza söz ekleyebilirsiniz. Aradığınız en güncel, en özgün ve en beğenilen güzel sözlere Buradan ulaşabilirsiniz.

“Hayat, Paylaştıkça Güzeldir.”

Muzaffer Ozak Sözleri

 

İş okumakla bitmez, bilmek ve bulmak lâzımdır.

İlimden maksat Allah’ı bilmektir, Allah’ı bilmezsen, bir kuru emektir!

Bilmeden bulamazsın, bulmadan olamazsın! Bilenler buldular, bulanlar oldular!

Allah’ı beytullah-ı izâfî olan Ka`be’de değil, beytullah-ı hakîkî olan kalbinde ara!

Kalbini temizleyip Allah’ın nuru ile nurlandır, Hazret-i Muhammed’in boyası ile boya! Kalbini muhabbet-i Muhammediyye ile tezyîn eyle ki kalbin ölmesin!

Nefsinle mücâdele et. Nefsini ıslâha uğraş. Nefsini ıslah edemeyen kişi zahiren insan da olsa hakikatte hayvandır hatta hayvandan da beterdir.

Hakk’ı burada görmezsen o tarafta göremezsin. Hakk burada görülür, cennet buradan alınır. Herkesin makamına göre söyleyeyim. Hakk rızası da buradan alınır. O tarafta bir şey alamazsın, iş geldi geçdi.

Seher vakti uyuma! Kalk! Herkes uyurken teheccüd namazı kılanlar, seher vakti kıyam ederek ayakta bulunanlar, necâta ve felâha kavuşmuşlardır.

Gece abdestsiz yatma sakın ha! Sabah gözünü açtın mı ilk sözün “Lâilâheillallâh Muhammedür Resûlullâh” olsun!

Arabî aylarda büyük esrar-ı ilâhî vardır, Allah’ın lütufları saklıdır. Bunları bilmek için arabî ayları ezberlemek lâzımdır.

Allah’ı bilen âlim, bilmeyen cahildir. Peki Allah’ı bilebilir misin acaba? Allah bildirsin. Çünkü Allah, Allah’la bilinir. Kim Allah’la arayı iyi ederse, Allah ona kendisini bildirir. Yoksa sen Allah’ı kul kafasıyla bilemezsin!

Muzaffer Ozak Özlü Sözler

 

Akıl, elbette lâzımdır. Tekâlif-i ilâhiyye de akıl sahiplerinedir ama akıl insanı maksuda götüremez. Akıl, insanı belli bir mertebeye kadar götürebilir. Akıl, ata benzer, at insanı denizin kenarına kadar götürür, orada durur, daha ileri götüremez. İşte akl-ı me’âş bu kadardır. Akl-ı me’âşdan öte, akl-ı me’âd vardır, akl-ı me’âddan sonra da aşk ve teslîmiyyet vardır. Kur`ân uğruna, Resûlullah uğruna aklını kurban etmezsen, vuslat-ı ilâhîye nail olamazsın. Vuslata erişmek için, aklı kurban etmek lâzımdır.

Allah’dan başka kalbinde ne varsa, o senin putundur! Hakk’dan gayrı kalbinde ne varsa çıkar onları at dışarı! Kalbini tathîr et! Zîrâ kalb temiz olmayınca Hakk ona tecelli etmez.

Allah’ı göklerde arayan, gâfildir. “Ben göğe çıkdım ama Allah’ı göremedim” diyen kişi, şaşkındır. Nitekim Nemrud da Allah’ı gökde aramış ve gökyüzüne ok atmışdı. Gâfil, Allah’ı gökde arar, arif ise O’nu gönlünde arar ve bulur. Zira kalb, nazargâh-ı ilâhîdir. Semâvâta sığmayan Allah, mü’min kulunun kalbine tecellî eder.

Sakın ibâdetden dönmeyiniz. Şeytanlara kanmayınız. İnsan şeytanlarına da cin şeytanlarına da aldanmayınız. Nefse kul, kurbân olmayınız. Allah’a koşunuz. Allah yolunda bulununuz. Allah Resûlünün çizdiği yoldan yürüyünüz. Hudûdu aşmayınız. Tezkiye-i nefs ve tathîr-i kulûb ediniz. Kalblerinizi tasfiye ediniz. Nefisleriniz tezkiye ediniz. Kullara şefkat ve merhametle muamele, Allah’a muhabbetle ibâdet ediniz. Sakın ibâdetden geri dönmeyiniz.

İnsan için en büyük şeref, Allah’a kulluktur. Nefsine kul olan, şehvetine esîr olan, rezîl ve sefîl olur. Allah’a kul olan, iki cihana sultan olur. İşitmedin mi? Duymadın mı? Züleyha, bir sultan ailesi iken, nefsine uyduğu için zelîl oldu, Hazret-i Yûsuf ise bir köle iken, Allah’a kul olduğu için âlî ve sultan oldu.

İnsanın içinde bir kobra yılanı vardır ki ona nefs-i emmâre derler. Nefsini ıslâh etmeyen kişi adam olmaz. Adam olabilmek için nefs ile mücâdele lâzımdır. Firavun ‘un “Ene rabbükümül a’lâ” diyerek ilâhlık davasına kalkması da Nemrud’un “Ben yer tanrısıyım” iddiâsında bulunması da nefs-i emmâre yüzündendir. Daha niceleri nefs-i emmâre yüzünden bunlar gibi ilâhlık davasına kalkmışlardır. O nefs-i emmâre yılanı o kadar dik başlıdır ki, daima kafasını yukarı kaldırır ve Allah ile boy ölçüşmeye kalkar.

Kalbini tathîr eyle yani Hakk’ın sevmediği sıfatları kalbinden sür, çıkar ve kalbini muhabbetullah ve muhabbet-i Resûlillah ile süsle. Zira malın, kasanın ve kesenin menfaat vermediği günde, ancak kalb-i selim sahipleri Hakk’ın rızasına ereceklerdir.

Cenâb-ı Hakk mahşer gününde, sana bu dünya hayatında yaptıklarının hesabını sormasa da sadece tek bir soru sorsa, “Ey kulum! Ben hep seninle beraberdim, ya sen kiminleydin?” dese, buna ne cevap vereceksin? Bunu hiç düşündün mü?

Sende gizli olan hazineyi bil, onu keşfet, bul. Sen emanet-i ilâhiyyeye hâmilsin, yani Allah’ın emanetlerini taşıyorsun. Bâtınen sen busun. Sende büyük bir hazîne-i ilâhî var. Bunun farkına var. Bu senin iç âlemindir. Dış âlemin mahdûddur fakat iç âlemin nâ-mahdûddur. Çünkü senin özünden içeri bir öz vardır ki sen o öze bağlısın. Yani Allah’a bağlısın. Hakk seninle beraber, sen kiminlesin? Hakk seninle beraber sen kiminlesin?

Cenâb-ı Hakk’ın esmâ-yı sıfâtiyyesini ve ef’âl-i sıfâtiyyesini, yani Hakk’ın ef’âlini ve sıfâtını mahlûkat üzerinde görmeyen kördür yani bu âlemde Hakk’ı görmemişdir. Bu âlemde kör olan, öteki âlemde de kör olur. Yani Hakk’ı bu âlemde göreceksin. Eğer Hakk’ın kuvvetini ve kudretini bu âlemde görmüyorsan a’mâ sayılırsın, burada a’mâ olan orada da a’mâ olur.

İnsanların baş gözü olduğu gibi bir de kalb gözü vardır. Gözünü pâk et, tathîr et. Gözünden ihânet bakışını çıkar, gözünü ibret nimeti ile süsle. Bakdığın bir şeyde evvelâ kudretullahı gör, yani Allah’ı gör, sonra eşyâyı gör. Bazısı eşyâdan Hakk’ı görür, bazısı Hakk’dan eşyâyı görür. Sen benim sözümü dinlersen eğer, evvelâ Hakk’ı gör, sonra eşyâyı gör. Eğer bu kudrete mâlik değilsen, evvelâ eşyâyı gör, sonra eşyâdaki kudretullahı görerek Hakk’ı gör. O vakit âhiret âleminde gözlerin a’mâ olmaz.

Bu âlemde ne varsa hepsi, bir sun’-i ilâhiyyedir. Habbeden kubbeye, zerreden kürreye, arşdan kürsîye, seriyyeden süreyyâya varasıya kadar hep risâledir, kitâbdır. Okuyabilirsen oku!

İstiğfar, sâdece “estağfirullah” demekle olmaz! Dilinde istiğfar, kalbinde nedâmet (pişmanlık) olmalı, bir de gözünden yaş dökmelisin ki hakîkaten istiğfâr etmiş olasın. Yoksa ağzında var-kalbinde yok, münâfık olur adam!

Ya Rabbi! İsmimi şakîler-kötüler-âsîler defterine kaydettiysen oradan sil; saîdler-iyiler-sevdiğin kullar defterine kaydeyle. Saîdler, sâlihler, mü’minler defterine kaydettiysen oradan ismimi silme, ibkâ et…

Ramazan geldi, kadrini bil! Çok çabuk geçer. Ömür de böyle çok çabuk geçer. Namaz vakti de böyle çabuk geçer. “Ramazan yine gelir” deme! Giden Ramazan bir daha gelmez. Gelecek Ramazan başka bir Ramazandır. Ramazan kıyâmete kadar gelecek, fakat bu Ramazan belki senin son Ramazanındır. “Namaz geçti, yine gelir” deme! Belki bu senin son namazındır…

Gece ile gündüz, bir makasın kollarına benzer. Bir terzi kumaşları makasla nasıl doğruyorsa, gece ile gündüz makası da insanın ömür kumaşını öyle doğramakdadır. Öyleyse ölüm gelmeden hayâtın kıymetini bil ve Allah’a ibâdet et! İhtiyarlık gelmeden gençliğin kıymetini bil ve ilim öğren, marifet öğren. Vaktini sakın boşa geçirme!

Mal da lâzım, mülk de lâzım, servet ü sâmân da lâzım, rütbe ve makam da lâzımdır ama bunlara muhabbet etmemelidir. İnsanın helâya ihtiyacı vardır, ihtiyacı var diye bütün ömrü boyunca içine girip oturmaz, ihtiyacı olduğu vakitte o işi görür!

Hiç ölmeyecek gibi bu âleme çalış çünkü senin dinin, devletin, milletin ve insaniyet ölmeyecektir. Onlara hizmet et. Kula hizmet Hakk’a hizmettir. Kullardan gördüğün nimete teşekkür, Hakk’a teşekkürdür. Fakat her şeyi Hak’tan bil. Allah’tan bil, kuldan bilme. O perdeyi önünden kaldır. Bazı insanın ibadeti bile Allah ile arasında perde olur.

Terazini doğru tut, doğru tart, doğru ölç. Alışverişini doğru yap. Özün sözün doğru olursa gözün de doğru olur. Özün sözün doğru olursa gözün de doğru olur, gözün doğruyu görür yani Hakk’ı görür.

Uyuma! Çok uyuyacaksın, binlerce sene yani kıyamet gününe kadar uyuyacaksın. İnşallah rahat uyursun. Sen kabirlere baktığın vakit, üstleri çiçeklik diye altı da öyle zannetme sakın hâ! Bazılarında ateş yanıyor, bazıları katran dolmuş, bazıları yılan-çıyan içerisinde. Dünya yılanı-çıyanı değil, herkes yılanını-çıyanını oraya buradan götürmüş. Çok uyuyacaksın, onun için, pek uyumaya bakma! Uyanık ola biraz. Uyuma! Gaflet uykusunda uyuma, gaflet uykusunda!

Kimsenin kötülüğünü isteme! İnsan olan, düşmanının dahi kötülüğünü istemez. Bir mümin kardeşine beddua etme, ıslahı için hayır dua et. Ne kadar kötü olursa olsun, kahrı için dua etme, ıslahı için dua et. Çünkü ondan çekmiş olduğun musibet, senin yapmış olduğun bir kötülüğün tezahürüdür, sana aksidir o.

Sana zulmedeni sen affet, kini kaldır, düşmanlığı bir tarafa def’ et. Bir kalb ya sağlam olur ya çürük olur. Kalb sağlam olursa vücut da sağlamdır, kalp çürük olursa vücut da çürüktür. Bir kalpte hem kin hem din olmaz. Hem muhabbet hem adavet, ikisi birden oraya girmez. Sen kalbini aşkullah ile ve aşk-ı Resûlullah ile doldur. Vücudunu sıbgatullah ile boya. Şemme-i Muhammedî’yi duy, başka koku duyma. Bir şeye baktığın vakit, onun çirkinliğini görme, güzelliğini gör, güzel tarafını gör, çirkinliğini görme.

Kimseye fenalık yapma! Ah alma! Zulmetme! Yarın yevm-i kıyamette işi en müşkil olanlar, zulmedenlerdir. Yevm-i kıyamette ellerini ısıranlar, zalimlerdir. Yevm-i kıyâmetde saçını sakalını yolanlar, zalimlerdir. Onların yardımcıları yoktur. Zalimler, havz-ı nebîye vardıkları vakit, peygamber onlara su verecek fakat melekler “Yâ Resûlallah onlara su verme onlar zalimdir ” diyecek, zalimler o havzdan mahrum olacaklar. Sakın ha! Hâkim olsan, düşmanın dahi karşına gelse, adl ile hükmeyle, hissiyatına kapılma sakın ha! İnsan ol!

Muzaffer Ozak Dua

 

Bu sûreleri belirtilen vakitlerde okuyanlar, Hakk katında Ehl-i Kur’ân ve Ehl-i Kırâ’at yazılırlar:

Sabah namazından sonra Yâsîn ve Fetih
Öğle namazından sonra Mülk
İkindi namazından sonra Nebe
Akşam namazından sonra Vakıa
Yatsı namazından sonra Mülk

Sabah namazından sonra bu tesbîhâtı yapınız:

Lâilâheillallâhu vahdehû lâ şerîkeleh lehül hükmü ve lehül hamdü ve hüve ‘alâ külli şey’in kadîr. (10 defa)

Sübhânallâhi velhamdülillâhi ve lâilâheillallâhu vallâhu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil ‘aliyyil ‘azîm.(10 defa)

Sübhânallâhi ve bihamdihî sübhânallâhil ‘azîm. (10 defa) 100 İstiğfâr ve 100 Tevhîd

“Bir kimsenin rızkı dar olsa (“Sübhanallahi ve bihamdihî sübhanallahil azîm ve bihî estağfirullah”) bu tesbihi sabah namazının sünneti ile farzı arasında yüz kere okusa, rızk sıkıntısından kurtulur” buyurdular…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM