Niyazi Mısri Sözleri ve İlahileri

Niyazi Mısri Sözleri ve İlahileri

Sayfamızda Niyazi Mısri Sözleri, Niyazi Mısri İlahi Sözleri, Niyazi Mısri Şiirleri, Niyazi Mısri Güzel Sözler,Niyazi Mısri Resimli Sözler, Niyazi Mısri Kimdir? ve Niyazi Mısri Özlü Sözler  yer almaktadır. Siz de sayfamızda Niyazi Mısri’ye ait sözler paylaşmak isterseniz, aşağıdaki yorum bölümünü kullanarak sayfamıza söz ekleyebilirsiniz. Aradığınız en güncel, en özgün ve en beğenilen güzel sözlere Buradan ulaşabilirsiniz.

“Hayat, Paylaştıkça Güzeldir.”

Niyazi Mısri Sözleri

 

Bulan özünü gören yüzünü
Bir yüzü dahi görmek dilemez

 

Cümleden evvel sana lazım olan
Cümle yaranınla eylegil veda

 

Âşık olagör sadık olagör
Cehd eylemeyen menzil alamaz

 

El ile övünülür de dövünülür de
Dil ile övülür de sövülür de
Göz ile görülür de örtülür de

 

Aşk konuşturur,
Haya susturur,
Allah korkusu ise hüzünlendirir.

 

Nadanı terk etmeden,yaranı arzularsın
Hayvanı sen geçmeden insanı arzularsın

 

Tende canım canda cananımdır Allah Hu diyen
Dilde sırrım sırda Subhanımdır Allah Hu diyen

 

Gönül duymazsa vicdan ile Allah’ı hakikatçe
Mücerred dildeki ilmi veya irfanı neylerler

 

Dünyanın lezzetine aldanma kim
Bir gün olur cümle zehr-i mar olur

 

Hak içre bir ayineyim herkes bakar bir an görür
Her ne görür kendi yüzün kâh yahşi kâh yaman görür

 

Şeriatin sözleri hakikatsiz bilinmez
Hakikatin sözleri tarikatsız bulunmaz

 

Sil gözünü dön andan bak göresin gündüzü
Hakikatin güneşi doğmuş durur dolunmaz

 

Derman aradım derdime derdim bana derman imiş
Bürhan arardım aslıma aslım bana bürhan imiş

 

Vücûd-ı insanî anasır-ı erbaadan mürekkebdir.
Anasırın her biri “ben” dediği vakit sende ne kalır?
Ruhtan başka bir şey kalmaz

 

Bugün bir meclise vardım, oturmuş pend eder va’iz
Okur açmış kitabını bu halkı ağladır va’iz

 

Ey bülbül-i şeyda yine efgana mı geldin
Azm-i gül edip edip zar ile giryana mı geldin

 

Pervane gibi ateşe dair can atarsın
Evvelde bu “aşk” oduna sen yana mı geldin

 

Yağmur gibi yağarsa bela sen baş açarsın
Can vermeye dost yoluna kurbana mı geldin

 

Arif oldur, halkı başına üşürmek istemez
Gönlü cümle halk içinde hak ile yeksan gerek

Niyazi Mısri Sözleri

 

İster isen bulasın cananı sen
Gayra bakma sende iste sende bul
Kendi mir’atında gözle anı sen
Gayra bakma sende iste sende bul

 

Zat-ı Hakk’ı anla zatındır senin
Hem sıfatı bil sıfatındır senin
Sen seni bilmek necatındır senin
Gayra bakma sende iste sende bul

 

Ey gönül hakka giden rahı bul
Ehl-i derd olup deruni ahı bul
Âdem isen “semme vechullah”ı bul
Kande baksan ol güzel Allah’ı bul

 

Uyan gözün aç durma yalvar güzel Allah’a
Yolundan izin ayırma yalvar güzel Allah’a
Her geceyi kaaim ol her gündüzü saim ol
Hem zikr ile daim ol yalvar güzel Allah’a

 

Adetim budur ezelden günde bir şan olurum
Dirilip kâh cem olup kâhi perişan olurum
Bu cihanın halkına bir bir yolum uğrar benim
Cem edip bunca kumaşı bir bedestan olurum

 

Bahr içinde katreyim bahr oldu hayran bana
Ferş içinde zerreyim arş oldu seyran bana
Dost göründü çun ayan kalmadı bir şey nihan
Tufan olursa cihan bir katre tufan bana

 

Zuhur-ı kâinatın madenisin ya Resulallah
Rumuz-ı küntü kenz’in mahzenisin ya Resulallah
Beşer denen bu alem ki senin suretle şahsındır
Hakikatte hüviyette değilsin ya Resulallah

 

Derviş olan aşık gerek yolunda hem sadık gerek
Bağrı anın yanık gerek can gözleri açık gerek
Alçaktan alçak yürüye toprak içinde çürüye
Aşk ateşinde eriye altın gibi sızmak gerek

 

Nadanı terk etmeden,yaranı arzularsın
Hayvanı sen geçmeden insanı arzularsın
Men arefe nefsehu kad arefe rabbehu
Nefsini sen bilmeden Sübhan’ı arzularsın

 

Can kuşunun her zeman ezkarıdır Varidat
Akl u hayalin heman efkarıdır Varidat
İşidicek adını duydu canım tadını
Bildim ki ariflerin esrarıdır Varidat

 

Bakıp cemal-i yare çağırırım dost dost
Dil oldu pare pare çağırırım dost dost
Aşkın ile dolmuşum zühdümü yanılmışım
Mest-i müdam olmuşum çağırırım dost dost

 

Zat-ı Hakk’da mahrem-i irfan olan anlar bizi
İlm-i sır’da bahr-i bipayan olan anlar bizi
Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz
Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi
Dünye vü ukba’yı tamir eylemekten geçmişiz
Her taraftan yıkılıp viyran olan anlar bizi
Biz şol Abdal’ız bırakdık eğnimizden şalımız
Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi

 

Sevdim seni hep varım yağmadır alan alsın
Gördüm seni efkarım yağmadır alan alsın
Aldın çü beni benden geçdim bu can u tenden
Aklım dahi her varım yağmadır alan alsın

 

Çün sana gönlüm mübtela düştü
Derd ü gam bana aşina düştü
Zühd ü takva’ya yar idim evvel
Aşk ile benden hep cüda düştü

 

Ey garib bülbül diyarın kandedir
Bir haber ver gül-izarın kandedir
Sen bu yolda kimseye yar olmadın
Var senin elbette yarin kandedir

 

Gül müdür,bülbül müdür şol zar u efgan eyleyen?
Ten midir,ya dil midir, hem Arş’ı seyran eyleyen?
Nar u bad u ab u hak’in gel haber ver aslını
Kim bunların her birini emre ferman eyleyen?

 

Hak yolunun rehberi nefesidir kamilin
Dil tahtının serveri mefesidir kamilin
Nefsini mat eyleyen,ref’i-memat eyleyen
Nefh-i hayat eyleyen nefesidir kamilin

 

Ey tarikat erleri,ey tarikat pirleri
Bir nişan verin bana, ol binişan kandedir?
Kandedir dostun yolu,kande açılır gülü
Dost bağçesi bülbülü, gül-i handan kandedir?

 

Ben sanurdum alem içre bana hiç yar kalmadı
Ben beni terk eyledim bildim ki ağyar kalmadı
Cümle eşyada göründüm har var gülzar yok
Hep gülistan oldu alem şimdi hiç har kalmadı

 

Derviş olan kişinün sözleri umman olur
Salik-i Hak olanun rahına bürhan olur
İlm-i ledün dersini arif olan kişiler
Haste-dil olanların derdine Lokman olur

 

Hakkı seven aşıklarun,eğlencesi tevhid olur
Işk oduna yanıklarun,eğlencesi tevhid olur
Durmaz isim sürer dili,sorar müdam doğrı yolı
Gerçek aradığın bile,eğlencesi tevhid olur

 

Niyazi Mısri Kimdir?

 

17.yüzyıl Türk Edebiyatının en etkili mutasavvıf şairlerinden biri olan Niyazî-i Mısrî, Yunus tarzının, yolunun bu dönemdeki en büyük temsilcilerindendir. Asıl adı Mehmet olup 1027/1618’de Malatya’da doğan şair 1052/1642’de 4 yıl kadar Mısır Kahire’de kalması nedeniyle Mısrî veya Niyazî mahlaslarını kullanmıştır. Mısır’da iyi bir eğitim alan Niyazi, dönüşünde Elmalı’da Ümmî Sinan’ın manevî terbiyesiyle kendini geliştirmiş, Uşak, Karahisar, Kütahya, Bursa, İstanbul, Edirne, Elmalı vb. yörelerde halkı irşad ve eğitme işinde uzun yıllar gayret göstermiştir.

Bu arada hem ilmî yönüyle hem de san’atı ve fikirleriyle kısa zamanda çevresinde tanınan şair, bazıları Arapça olmak üzere büyüklü küçüklü 20’ye yakın eser kaleme almış, bir de divan ortaya koymuştur. Bunlar içinde şairin fikir ve sanat birikimini estetik bir biçimde yansıtan Divan’ı, sanat değeri bakımından, sevenleri ve san’at erbabı nazarında önemli bir yere sahiptir. Eser, 100’e yakın el yazması nüshası ve 25 civarındaki baskısıyla halk nazarında Fuzuli Divanı gibi büyük bir teveccühe mazhar olmuştur.

Tasavvuf Sözleri 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM