Oğuz Atay Sözleri

Oğuz Atay Sözleri

Şu anda “Yazar ve Şair Sözleri ” Kategorisinde “Oğuz Atay Sözleri” sayfasında bulunmaktasınız. Sizde sayfamızda Oğuz Atay’a ya da kendinize ait sözler paylaşmak isterseniz aşağıda yer alan yorum bölümünden güzel sözlerinizi paylaşabilirsiniz. Sayfa İçeriği: Oğuz Atay Sözleri, Yazar Sözleri, Kitap Sözleri, Oğuz Atay En Güzel Sözleri, Edebi Sözler, Hayat Sözleri…

Kısa Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Sihirli Sözler, Muhteşem Sözler, En Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Popüler Sözler, Dini Sözler ve Özlü Sözler kategorilerindeki sözlere ulaşmak için mutlaka diğer sayfalarımızı ziyaret ediniz…

“Herkesin Güzel Sözlere İhtiyacı Var.”

TUTUNAMAYANLAR SÖZLERİ

Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim” dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: “Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda…” (Tutunamayanlar)

-Biliyor musun Olric benim birçok dostum var. Görüyorum efendimiz, sırtınızda izleri var hepsinin. Tutunamayanlar)

İlk yalanı söyledikten sonra bir daha konuşmamalı insan. (Tutunamayanlar)

Artık yaşamak istemiyorum Olric. Onların istediği gibi yaşamak istemiyorum… (Tutunamayanlar)

Sahte olmaktansa yaşamamak iyidir. (Tutunamayanlar)

Benim gibi okusaydınız, kirli sokakları, yosunlu duvarları, çarpık taşlı binaları severdiniz. (Tutunamayanlar)

Yol uzun ve zahmetli. Bana müsaade… (Tutunamayanlar)

İnsan nedir bilir misin Olric?”
“Nedir efendimiz?”
“Ağaçları kesip onlardan kâğıt yapan sonra da o kâğıtlara “ağaçları koruyunuz,” yazandır. (Tutunamayanlar)

Normal bir insan olmaya zorladılar, bana boş yere vakit kaybettirdiler. Olmayınca da anormal dediler. (Tutunamayanlar)

Seni tanımadan önce ağaçların çiçek açtığı ve yaprak döktüğü mevsimleri hep kaçırırdım. (Tutunamayanlar)

Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım, mürekkeple yazmışlar; oysa ben kurşun kalem silgisiydim, azaldığımla kaldım. (Tutunamayanlar)

Gülümseyeceksin, bekleyeceksin ve hiçbir zaman ümide kapılmayacaksın. (Tutunamayanlar)

Hafiftim, güzeldim, rüya gibiydim; bakmasını bilmedi. (Tutunamayanlar)

Cennet, insanların birbirlerini dinlemeleri demektir, birbirlerine aldırmaları, birbirlerinin farkında olmaları demektir. (Tutunamayanlar)

Ne işim var bu dünyada benim? (Tutunamayanlar)

Bana kalırsa, bir “Kitapları Koruma Derneği” kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli. Herkes bu işi yapamaz. Bazı zalim insanlar, bin bir itina ile hazırlanan o çiçek gibi kitapları alırlar, hiçbir koruyucu tabakaya sarmadan, evet olduğu gibi, üst üste koyarlar; sonra kalın ve çirkin bir iple bağlarlar. Zavallı kitapların, özellikle en üstte ve en altta kalanları, bu işlem sırasında kurban edilirler; kapaklarının üstünde haç biçimi yaralar meydana gelir. Kaba taşıyıcılar da onları oradan oraya fırlatırlar. Lekeler ve buruşukluklar kitapları incitir. Kapaklar, dizgiler, baskılar için gösterilen bunca itinaya yazık olmaz mı? Satıcılar da gelişigüzel dizerler onları; isimlerini bile öğrenmeden. Onlar için en iyi kitap, en çok satılan kitaptır. Müşterinin ne biçim bir insan olduğuna bakmadan,yalnız en çok satılan kitapları överler onlara. Bu adamları bir imtihandan geçirerek yeterlik belgesi verilmeli Olric. Herkes kitap satmamalı. (Tutunamayanlar)

Sensin ümidi bütün karanlıkların. (Tutunamayanlar)

Hani yarınlar güzel olurdu diyorlardı Olric. Bu yaşadığımız günde dünün yarını değil mi? (Tutunamayanlar)

İnsanlar çok bozdu Olric.
Ben bu düzene ayak uyduramıyorum. Bu yüzyıl kusma hissi uyandırıyor …
İnsanlık öldü tabutunu kaldıracak insan bulunamıyor… (Tutunamayanlar)

Dünya değişiyor…
Ayak uydurmazsan kayboldun demektir. (Tutunamayanlar)

Hayata dayanamadığımız için espri yapıyoruz. (Tutunamayanlar)

Meyhaneler işportacı psikiyatristlerle dolu. (Tutunamayanlar)

Arkana bakma Olric ..
Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de… (Tutunamayanlar)

Araya biraz zaman, zamanla biraz boşluk girdi mi; kaldığın yerden devam edemezsin hiçbir an. (Tutunamayanlar)

TEHLİKELİ OYUNLAR SÖZLERİ

Yalnızlığına iyi bak, sahip çık.
Kaç kişinin emeği var onda kim bilir… (Tehlikeli Oyunlar)

Ruhumu okuyor albayım. Yüz kırk ikinci sayfaya kadar geldi. (Tehlikeli Oyunlar)

Yoruldum albayım, yoruldum yoruldum yoruldum. (Tehlikeli Oyunlar)

Kendilerine yazık edenler, zamanın her şeyi nasıl halledeceğini bilemeyenlerdi. (Tehlikeli Oyunlar)

Ne ağır kelimeler; kimse yerinden oynatamaz. (Tehlikeli Oyunlar)

Düşüncemin duvarlarına resimler asmak isterdim. (Tehlikeli Oyunlar)

Gömleğin tüm düğmelerini yanlış iliklemek gibidir, bazı insanları sevmek.
En başından beri yanlış yaptığını, sonuna gelmeden anlayamıyorsun. (Tehlikeli Oyunlar)

Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. (Tehlikeli Oyunlar)

Beklenen geç geliyor, geldiği sırada insan başka yerlerde oluyor. (Tehlikeli Oyunlar)

 İnsanlık öldü. Belki de hiç yaşamamıştı. (Tehlikeli Oyunlar)

Sevgili Bilge,
Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. (Tehlikeli Oyunlar)

Annem, benim ölümden korktuğumu bilirdi; bunu bildiği halde gene de ölmüştü. (Tehlikeli Oyunlar)

KORKUYU BEKLERKEN SÖZLERİ

Param vardı, yiyeceğim vardı, kitabım, evim her şeyim vardı; fakat isteğim yoktu. (Korkuyu Beklerken)

Ölümü bekliyorum. Bu arada vaktimi boş geçirmemek için, okuyorum. (Korkuyu Beklerken)

Kendime deli süsü veriyordum; başka çarem yoktu. (Korkuyu Beklerken)

Kelimeler bile yan yana gelerek beni tanımlamak istemezlerdi. (Korkuyu Beklerken)

Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor.
Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor. (Korkuyu Beklerken)

Ağlamayı da bıraktım, sigarayı bırakamadım. Okumayı bıraktım, düşünmeyi bırakamadım. (Korkuyu Beklerken)

Daha iyi olabilecek miyim? demeye dilim varmıyor, buna cesaret edemiyorum. Çünkü, denedim efendim, olmadı. (Korkuyu Beklerken)

Yalnızlığı yaşayan insanların, kendi içlerinde başlayıp biten eğlenceleri vardır. (Korkuyu Beklerken)

Buldum: Yalnız kalmaktan korkunca yalnızlığım artıyor. (Korkuyu Beklerken)

Yalnızlığımın yalnız bana zararı dokundu. (Korkuyu Beklerken)

Beni anlamıyorlardı zararı yok.
Zaten beni daha kimler anlamadı…” (Korkuyu Beklerken)

BİR BİLİM ADAMININ ROMANI SÖZLERİ

Mektubunu derhal açamadım. Bir müddet yanımda dolaştırdım. Okusam derhal bitecekti. (Bir Bilim Adamının Romanı)

Düşünme tembelliği de ne kadar yaygınlaştı son günlerde. (Bir Bilim Adamının Romanı)

Bir üniversiteye gir bakalım, işlerin neden yapılmaması, yürütülmemesi gerektiği hakkında çok akıl hocası bulursun. Ve memleketin haline öyle üzülmeye başlarsın ki üzülmekten başka bir şey yapmaya gücün kalmaz. Ülkeyi kurtarma heyecanından tıkanıklığı kalırsın. (Bir Bilim Adamının Romanı)

Eskiden güneşin doğuşu ile korkularım dağılırdı. Şimdi her sabah yeni korkularla uyanıyorum. (Tutunamayanlar)

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Oğuz Atay Sözleri

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM