Gülse Birsel Sözleri

Gülse Birsel Sözleri

Sayfamızda Gülse Birsel Sözleri, Gülse Birsel Özlü Sözler, Gülse Birsel Anlamlı Sözler, Kısa Gülse Birsel Sözleri ve En Güzel Gülse Birsel Sözleri  yer almaktadır. Sizde sayfamızda Gülse Birsel’e ait sözler paylaşmak isterseniz, aşağıdaki yorum bölümünü kullanarak sayfamıza söz ekleyebilirsiniz. Aradığınız en güncel, en özgün ve en beğenilen güzel sözlere Buradan ulaşabilirsiniz.

“Hayat, Paylaştıkça Güzeldir.”

Gülse Birsel Sözleri

“Turistle gezgin arasındaki fark şudur: Turist dönüş tarihini bilir.” (Gayet Ciddiyim)

“Umut sosyal sınıf tanımaz. Zengininde fakirinde ekmeğidir.” (Memleketi Ben Kurtaracağım)

Bir gerçeği açıklıyorum! Moda insana yakışan değildir! Gerçekten değildir! (Hala Ciddiyim)

İçinizdeki “Salak Pollyanna’ya saygıda kusur etmeyin, o sahip olduğunuz her şey! (Memleketi Ben Kurtaracağım)

Ortada bir kitap duruyorsa birileri okur, yiyecek varsa birileri tırtıklar ve ortada bir silah varsa eninde sonunda illa ki patlar! (Yazlık)

Sonra belki yazarım. Ama canım isterse, havamı bulursam. Bugün böyle, keyfimin kâhyası izin yapıyor. (Hala Ciddiyim)

Lütfen hırslarımızı kontrol edelim. Saçma sapan şeyler için kendimizi paralamayalım. (Hala Ciddiyim)

“Geç kalan adalet adaletsizliktir. Ama bu ülkede bari geç olsun da güç olmasındır.” (Memleketi Ben Kurtaracağım)

Ben öldükten sonra, geride kalanlar para alsın diye sigortaya çatır çatır taksit ödeyeceğim. Yok ya? Ölen ölür, kalan sağlar çalışsın kazansın kardeşim! (Yolculuk Nereye Hemşerim)

Bu ülkede bir gün, paranın yenemeyeceğini ve en büyük servetin beton değil beyin olacağını öğreneceğiz. Bir gün… (Memleketi Ben Kurtaracağım)

Bir tarafın, ötekine göre daha fedakâr, daha verici, daha alttan alıcı olması gerekir ki ilişkiler yürüsün. Benim dostluktan anladığım budur. (Hala Ciddiyim)

Türkiye’deki insanların çoğu şuna inandırılmış biçimde: “Sen aslında müthiş birisin, şöhret, para, hepsi seni bekliyor. Ama hakkını yiyorlar!” (Hala Ciddiyim)

Haklı ve mağdur olmak kadar güzel şey var mı? Vicdanın rahat, kaderden de alacağın var, süper! Zamana bırak ve pis pis gülümse. (Memleketi Ben Kurtaracağım)

Senede bir doktora gitmeyen adam ayda üç kere astroloğa fikir danışıyor! Oturduğun binanın depreme dayanıklı raporunu aldırmıyorsun, ama yıldız haritan var! Bu nasıl denge? (Memleketi Ben Kurtaracağım)

Türkler kural tanımaz! Ve bizim başımıza ne gelirse bundan gelir. (Yolculuk Nereye Hemşerim)

Çocuğu gözünün önünden ayırmayacaksın. Çocuk potansiyel kaza mimarıdır! Çocuğun tek başına sesi çıkmıyorsa korkun, birkaç çocuğun sesi çıkmıyorsa panikleyebilirsiniz! (Hala Ciddiyim)

“Her jenerasyon bir öncekinden üstündür. Bu bir kuraldır. Çünkü, dünyanın bazı bölgeleri haricinde, medeniyet asla geri gitmez.” (Velev Ki Ciddiyim)

Norveçliler yemek için yaşar, Danimarkalılar yaşamak için yer, İsveçliler ise içmek için yermiş. (Gayet Ciddiyim)

Ben de kalabalık bir evde yaşıtı bulunmayan, ama çok seyircisi olan, böylece yalnızlığı severken, öte yandan ilgiyi üzerinde tutmaya bayılan biri oldum. (Memleketi Ben Kurtaracağım)

“Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey,” geyiğine hep hazırlıklı cevap veririm: “Deniz motoru, su, kıtalararası cep telefonu!” Bitti. Rasyonel insanım.” (Yazlık)

Bir kere laf sakat! Bizde bir kelimenin içinde seksüel-meksüel geçiyorsa insanların aklına hemen bir sapıklık gelir. “Metroseksüel misiniz?” sorusunu bir Türk erkeğine sormak için mangal gibi yürek lazımdır. (Hala Ciddiyim)

Eskiden çocuk sahibi olmanın sayısız ve ulvi güzelliklerini ballandıra ballandıra anlatan kadınlar gitmiş, ürkütücü doğum hikayelerinden, mesleğini ne kadar özlediğinden, asla ikincisini yapmayı düşünmediğinden, kimseye bunu tavsiye etmeyeceğinden dem vuran, uykusuzluktan şikâyet eden, gözleri dola dola vücudunun nasıl bozulduğunu anlatan, sonra sözü ayıp olmasın diye “Ama tabii çok seviyor insan da yani işte…” şeklinde bitiren gönülsüz anneler gelmiş! (Velev Ki Ciddiyim)

İş adamları, sanatçılar, hatta söylenenlere bakılırsa siyasetçiler, artık astrologlara sormadan tarih saptamıyorlar. Sürekli Plüton ilerliyor, Neptün geriliyor, Mars zaten kendine yakışmayan abuk sabuk hareketler içinde! (Memleketi Ben Kurtaracağım)

Türk kadının çetin cevizdir. Kağnıyla mermi taşır, bunu Kurtuluş Savaşı’ndan biliyoruz. Verilmiş hakkını, özgürlüğünü korur, onu da sokaklardan biliyoruz! Cumhuriyet kazanımları giderse başına neler gelebileceğini ve en çok da onun başına çok şey geleceğini bildiğinden, ufuktaki en küçük tehlikede sesini ve tırnaklarını çıkarır. Gerektiğinde başörtüsüne de sahip çıkar mini eteğine de. “El kadar bez” değildir, onun bağımsızlığıdır söz konusu olan çünkü. Cesur kadındır yani. Mıymıntı değildir. Kişilikli, dik başlı hatundur. (Memleketi Ben Kurtaracağım)

Türkler artık mümkün olduğu kadar çok malı, mümkün olduğu kadar çabuk alıp evlerine götürmek için yaşıyorlar!
Alışveriş niyeti olmayan bile vitrin bakıp hayal kuruyor. Konsere gidip keman çalmayı, müzeye gidip ressam olmayı hayal eden pek az. Hayat amaçlarımız genelde “Bazı ürünleri edinmek” üzerine kurulu. (Yazlık)

“Nerelisin hemşerim?”
En sevdiğim kalıplardan biridir bu. Madem hemşerin, nereli olduğu belli işte, senin şehirden! Veya nereli olduğunu bilmediğin adama niye “hemşerim” diyorsun, hemşerim?
Ülkemi seviyorum! (Hala Ciddiyim)

Düşünebiliyor musunuz?
Sabah saat altı! Sıcak yataktan kalk, giyin, kahve iç. Buz gibi havaya çık. Koş Allah koş.
Hayır saat daha çok erken, nereye yetişiyorsun?
Niye yapılır bu?
Aşk için yapılabilir. Seyahate çıkılıyorsa yapılabilir. Zam almak için olabilir.
Oysa jogging meraklıları, bunu sadece dışarı çıkıp koşmak için yaparlar.
İlk insanın koşmak için sebebi varmış. Kaçmak veya yakalamak. (Gayet Ciddiyim)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM