Sözler Ansiklopedisi

Üç Kuruş Dizisi Sözleri ve Replikleri

Üç Kuruş Sözleri ve Replikleri

Sayfa İçeriği; Üç Kuruş Dizisi Sözleri ve Replikleri, Üç Kuruş Dizisi ile İlgili Sözler, Üç Kuruş Dizisi Duvar Yazıları, Üç Kuruş Dizisi Sözleri Tumblr, Üç Kuruş Dizisi Duvar Yazıları.

Ay Yapım, Çukur’un final bölümünde yeni projesi Üç Kuruş’u, “İçerden çıktık, Çukur’a düştük, sırada Üç Kuruş var” duvar yazısıyla duyurmuştu. Aras Bulut İynemli ve Uraz Kaygılaroğlu gibi ünlü isimlerin başrolde yer aldığı iddiasıyla gündeme gelen Üç kuruş Dizisi ilk fragmanı yayınlandı. Üç Kuruş Dizisi konusu merak ediliyor. Yeni dizinin Eylül ya da ekim ayı içerisinde yayınlanması tahmin ediliyor.  Başrol karakterlerinden birine Uraz Kaygılaroğlu’nun hayat vereceği Ay Yapım’ın Üç Kuruş dizisi, polis ile mafyanın bitmeyen savaşını etkileyici bir dille ele alacak. Üç Kuruş dizisi, seri katil İrfan’ın işlediği cinayet sahnesiyle başlıyor. İrfan kurbanını öldürdükten sonra üzerine 3 kuruş atıyor ve dizi adını buradan alıyor. Sizlere yeni yayın hayatına girecek olan Üç Kuruş Dizisi Sözleri ve Replikleri hazır ettik.

ÜÇ KURUŞ DİZİSİ SÖZLERİ VE REPLİKLERİ

Üç Kuruş dizisi yayın hayatına başladıktan sonra diziden en güzel sözleri ve replikleri sizinle paylaşacağız. Dizinin yayınlanan ilk fragmanında Nazım Hikmet’in “Yaşamaya Dair” şiiri seslendirilmişti. İşte “Yaşamaya Dair” Şiiri…

Uraz Kaygılaroğlu Kimdir?

YAŞAMAYA DAİR ŞİİRİ

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi meselâ,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani, o derecede, öylesine ki,
meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğin son ajans haberlerini

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki, hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak…

Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hattâ bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
“Yaşadım” diyebilmen için… Nazım Hikmet

Yorum Ekle

BİZİ TAKİP EDİN!

Hemen Takip Et Sözleri Kaçırma!

Facebook Sayfamızı Beğenin, En Güzel Sözleri Kaçırmayın!